KESİLEN ELEKTRİK VE SU KAPATILAN TELEFON

0

Elektrik ve su!.. İnsan yaşamının olmazsa olmaz olan can damarına, iletişim aracı olarak telefonu da eklersek sakıncası olmaz. Türkiye cumhuriyeti, içinde yaşadığımız uğruna canımızı dahi seve seve verebileceğimiz bunu da her fırsatta dile getirdiğimiz, bizim için ulvi bir kavram. Ülkemiz anayasal sosyal hukuk devleti.
Sosyal dendiği zaman akla gelecek olan insanların hayat düzeylerini en iyi şekilde idame ettirmeleri için yapılan çalışmaların genel adı.
Kuralları belirlenmiş bu çizgilerle idare edilmeye çalışılan, bunun aksi harekette bulunanların da suçlu olabileceği bir anayasamız var.
MADDE 5. –…İnsanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır .
MADDE 22. – Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir.
MADDE 56. – Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.
3 anayasa maddesini paylaşmak istedim yanlış mı düşünüyorum, ama düşündüğümü de sanmıyorum. Bu benim şahsi görüşüm, paylaşmakta da sakınca görmüyorum. İnsanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak? Soruyorum elektriği borcundan dolayı kesilen sanayici nasıl üretim yapar ve nasıl maddi şartları oluşturur. Elektriği kesilen nasıl haberleşir, telefonu kesilen nasıl iletişim kurar. Öğrenci evinde mum ışığında ne kadar sağlıklı dersine çalışır. Anayasal olan eğitim, sağlık, haberleşme maddi gelişme hakkı nasıl ayrı bir düzenleme ile borçtan dolayı cebren elinden alınır? Suyu kesilen bir insan susuz nasıl sağlıklı yaşar ve kendi temizliğini yapamadan çevre temizlemesine ne kadar katkısı olur? Bu soruları çoğaltmak çok basit, zor olan ise!.. Anayasal hak olarak verilen sağlık, eğitim, haberleşmenin başka bir yasa ile kullanımdan mahrum bırakılmasıdır.
Elektrik su ve telefon anlamadığım bir şekilde akıl erdirilmeyecek bir halde. İlk iş birkaç tebligattan sonra şak diye kesilmesi. Nasıl olsa bu bir şekilde borçlu tarafından aşılır, düz mantığı ile ilk uygulanacak ceza, kesme cezası. Telekom, elektrik satıcıları, belediyeler mutlaka alacağını tahsil etmek zorundadırlar. Bu alacaklarını tahsil etmelerinin engellenmesi değil, bilakis tahsil edilmesi taraftarıyım. Ama çözümün kesintilerle anayasada belirtilen bu haklardan mahrum edilerek 3. dünya ülkesi vatandaşı muamelesi ile değil, madem çağdaş ülke olma yolundayız, madem Avrupa Birliğine adayız, modern bir toplum olma yolundayız, öyle ise bunun daha makul çözümleri mutlaka vardır. Ne tüketici, ne satıcı bu işten mağdur olsun, bunu geliştirmeye bakmak en makul çözümdür. Bu yasamanın bence asli görevidir. Hatta o kadar basit bir öneri ile de başlamayı uygun görmekteyim.
İstisnalar haricinde bugün her evde maaş alınmaktadır. Ve bu gelirler alınacak talimatlarla elektrik, su, telefon ödemeleri otomatik olarak tahsili cihetine gidilebilinir veya kartlı doğalgaz, elektrik sistemini ülke geneline yüksek maliyete rağmen yaygınlaştırılabilinir.  Bu yöntem bugün kısmen de olsa uygulanmaktadır. Vatandaş da faizle şişmiş fatura ödemeden rahatlıkla kurtulur. Cebren kesme yerine her iki tarafın da hoşnut olabileceği gelirden cebren tahsili daha sağlıklı olur. Bunun için kanun mu gerekir, yönetmelik mi onu ben bilemem, yeni proje üretmek, farklı şekiller bulmak, siyasilerin ve bürokratların işi .
Ramazanda elektrikler kesik, bayramda sular kesik cenazede telefon kesik, bu sıkıntıları mutlaka yaşayanları görmüşüzdür. Ödemezsen keserler demeyin. Bunu diyenler amiyane tabirle tuzu kuru olanlardır. Ben büyük bir kesim için bahsediyorum. Tuzu kuru olanların zaten böyle bir kaygısı yok, millet de umurunda değil. Adına isterseniz ihmalkârlık deyin, isterseniz yokluk deyin, şu veya bu şekilde ödeyememe durumunda olan onbinlerce abone adına diyorum!…
“İnsanı yaşat ki, Devlet yaşasın” ilkesinden hareketle ilgililerin bu konuda bir nebze olsun fikir yürütmesi, toplumsal menfaatlerin sağlanması, anayasanın sadece siyasal olan yönlerini değil, toplumsal olan yönlerinin de değerlendirilmesi gerekliliğine inanıyorum.

Yorum Ekle