İNSANI ve İNSANLIĞI BİLMEK

0

              İlkçağda Atina civarındaki Delphoi Apollon tapınağının girişinde ” Kendini Bil! ” diye yazmaktadır, insan hangi devirde nerede yaşarsa yaşasın önce kendisini bilmeye çalışması gerekir. Yine ilkçağ filozoflanndan Sokrates’in ” Sorgulanmamış hayat yaşanmaya değmez.” düşüncesinden hareketle insan daima düşüncelerini, davranışlarını, her türlü eylemlerini gözden geçirmesi, analiz etmesi ve kendisini sorgulaması yaşantısında varsa hataları düzeltmeye çalışması gerekir.

             İnsan akıllı bir varlık olduğu için kendisini ve toplumu bilir. İhtiyaçlarını gidermek, yaşamını kolaylaştırmak için araç gereç, binalar, yollar yapar, fikir ürünleri üretir. Toplu yaşamın gereği olarak kurum ve kurallar oluşturur… En önemlisi yaratılışı gereği, aklı ile nasıl yaşaması gerektiğini, iyi nedir kötü nedir bilir.

            Sürekli gelişim içerisinde olan insan, çağımızda yeni bilgiler ve teknoloji ile donanımlı, gelenek görenek, ahlâk, hukuk, din, felsefe, devlet… gibi kurum ve kuruluşları ile gelişmiş bir kültür ve uygarlık seviyesinde yaşaması gerekmektedir. Ancak, maalesef insanlığın lâyık olduğu insanlık düzeyine ulaştığım söylemek zordur.   Savaşlar, terör, şiddet, yolsuzluk, adaletsizlik, hırsızlık, öfke, kin… kan ve gözyaşı her yerde insanların canını yakmaktadır. İnsana yakışan; doğru çalışmak, doğru üretmek, insanca israf etmeden tüketmek, doğal güzellikleri korumak, barış, özgürlük, demokrasi içerisinde eşit haklara sahip olarak kardeşçe yaşamaktır.

          İlkçağda bile insanlar; farklı şekilde olsa bile, tüm varlıkların Yaratıcısının aynı olduğunu tüm varlıkların aynı ruhtan yaratıldığını, bu nedenle kardeş olduklarını, barış içerisinde yaşamalarının gerektiğini çeşitli şekilde ifade etmişlerdir. Birleşmiş Milletler Teşkilatı bu nedenle kurulmuştur.   Buna karşın bazı emperyalist  ülkeler tarafından kalkınma çabası içerisinde veya yoksul ülkelerin çeşitli senaryolarla; iç karışıklık ve savaşlar çıkarılarak büyük emeklerle yaptıkları binaların, altyapılarının, fabrikaların, tesislerin … tahrip edilmesi, kaynaklarının israf ve talan edilerek daha yoksul duruma düşürülmesi insanlığa yakışmaz.

           Tüm insanlığı yok edecek silah, cephane bilhassa nükleer silah üretimi korkunç sonuçlar doğuracak niteliktedir.. Bu nedenle: İnsanlık kendisini sorgulamalıdır. Ve her birey insan nedir? İnsan ve insanlık nasıl olmalı, insanlar nasıl yaşamalıdır diye düşünmesi ve eğitim kurumlarında tarafsız, insancıl yöntemlerle erdemlilik, hukuk ve adalet kurallarının kısaca tüm insanlığın uyması gereken ahlâki değerlerin öğretilmesi gerekir.

          Ahlak ve hukuk, adalet, güzel adetler, insanın inşam sevmesi, saygı duyması, birbirlerine nezaketle davranması… insanı insan yapan güzel davranışlardır. Tüm insanlık, maddi değerlerden daha fazla manevi değerlere önem verilmesinin zorunluluğunu bilmelidir. Baskıcı ve zorlayıcı olmamak kaydıyla tüm dünyada din ve felsefi inançlarda kaynaşma, sevgi, saygı, hoşgörü çerçevesinde bir uzlaşma, yaklaşma sağlanmalıdır…

           İnsan insanlığını hiç unutmamalı, insan niçin yaratıldığını bilmeli. Her varlığın bir yaratılış amacı  ve her varlığın bu dünyada bir görevi olduğunu bilmeli…

            İnsan aklı ile Yaratanı bilecek nitelikte yaratılmıştır,   insan hangi dinden, mezhepten, ırktan olursa olsun… Allah’ın özenle yarattığı iyiyi kötüyü bilen, yaşamda erdemliliği hakkı, hukuku, adaleti, aileyi en üst değer kabul etmesi gereken bir varlıktır… Böyle bir anlayışla insanları birliğe, kardeşçe, barış içerisinde daha mutlu yaşamaya davet etmek her düşünürün, her insan severin görevidir.

          İnsan nedir? insanın niçin yaratılmıştır? İnsan insana nasıl davranmalıdır? İnsan toplum ilişkileri nasıl olmalıdır? Devlet nedir? devlet nasıl yönetilmelidir? Hak nedir? Hukuk nedir? Adalet nedir? Hep birlikte nasıl daha mutlu yaşayabiliriz? Bu konular tüm insanlığın ortak düşünme, kendimiz ve toplum için daha çok çalışma ve daha iyi daha güzel yaşama amacı olmalıdır.

          Tanrıyı bilmek, inşam ve insanlığı bilmek, evrensel düzeni doğru algılamak, evrensel düzende olduğu gibi insanın ve toplumların insanlığa yakışır adaletli bir düzen içerisinde yaşaması aklın ve insan olmanın gereğidir.

Yorum Ekle