DEDE KORKUT HİKÂYELERİ (1)

0

 

“Türk edebiyatı tarihinin büyük âlimi Prof.Dr. Fuat Köprülü’nün, derslerinde söylediği bir söz vardır: “Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut’u öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar.”
Dede korkut kitabı, Türk edebiyatının en büyük abidelerinin Türk dilinin en güzel eserlerinin başında gelir. Dede Korkut bir milli destandır. Milli destanlar, taşıdıkları vasıflar dolayısıyla, bağlı oldukları dil ve edebiyat sahaları içinde daima müstesna bir yer işgal etmiştir.
Dede Korkut Kitabı’nın bu yüksek değeri onun mahiyetinin tabii bir neticesidir. Dede Korkut bir milli destandır. Milli destanlar, taşıdıkları vasıflar dolayısıyla, bağlı oldukları dil ve edebiyat sahaları içinde daima müstesna bir yer işgal ederler.” (Ergin Muharrem, Derde Korkut Kitabı, 2017,7)
“Destanlar, bir milletin kendi kültüründen beslenerek ortaya çıkardığı, olağanüstü tutumlarla beslendiği, geçmişine ait izler barındırdığı metinlerdir. “Nesilden nesile aktarılan ve bir milli kahraman veya ait olduğu toplumca sevilen kişilerin hayatlarını, mücadelelerini, sözlü veya yazılı şiirimsi bir dille anlatan manzumelerdir.”(Eroğlu, 996.39) (http://www.ulkuyaz.org.tr/dede-korkut-hikayelerinde-degerler-egitimi/)
Destanlar, nesiller arası bağı kuvvetlendiren canlı ve diri tutan, dün ile bugün arasındaki önemli kaynaklardandır.
Bizim üzerinde durduğumuz ve son günlerde araştırmalarımıza konu olan başta Dede Korkut olmak üzere Türk destanlarının çocuk edebiyatındaki yeri dil eğitimine katkılarının kısa bir bölümü yazımızı oluşturmaktadır.
“Dede Korkut Kitabı Türk çocuklarının ruh ve kafa yapısını tek başına sağlam tutacak kudrette ve karakterde bir eserdir. Bu kitabı okuyan ve hazmeden bir Türkün kolay kolay yolunu şaşırmayacağı emniyetle söylenebilir. Her Türkün evinde bulunması lâzım gelen bir aziz ve yüce kitabın milli kültürün ruhlara sindirilmesinde açacağı çığır milletimizin geleceği için büyük bir teminat olacaktır.” ((Ergin Muharrem, Derde Korkut Kitabı, 2017,7)
Dede Korkut hikâyelerinin adlarını bir hatırlayalım.
Dirse Han Oğlu Boğaç Han
Salur Kazanın Evinin Yağmalanması
Kam Büre Beg Oğlu Bamsi Beyrek
Kazan Beyin Oğlu Uruz Beyin Tutsak Olması Hikâyesi
Koca Duha Oğlu Deli Dumrul Hikâyesi
Kanlı Koca Oğlu Kan Turalı Hikâyesi
Kazıcık Koca Oğlu Yiğenek Hikâyesi
Basat’ın Tepegözü Öldürmesi Hikâyesi
Begil Oğlu Emren’in Hikâyesi
Uşun Koca Oğlu Seyrek Hikâyesi
Salur Kazanın Tutsak Olup Oğlu Uruzun Çıkardığı Hikâyesi
İç Oğuz Dış Oğuz Asi Olup Beyrek’in Öldürülme Hikâyesi

Bizim yaş gurubumuzdakiler ilköğretim ve orta öğretim yıllarımızda yukarıdaki
hikâyelerin birçoğunu okuduk. Yıllar geçmesine rağmen hatırladığımız bu hikâyelerin günümüzde de okutulması gerektiğini düşünüyorum.

Milletlerin bir arada yaşamasına, ayakta kalmasına, sağlıklı yarınlara ulaşmasında kültür, gelenek, görenek, örf ve âdet gibi kültür değerleri vardır. Bu değerler bugün ki nesile aktarılması, bir olmayı, beraber olmayı sağlar.
Her milletin kültür tarihinde oluşturduğu bugüne aktardıkları mevcuttur. Bizde de Dede Korkut hikâyeleri günümüze aktarılanlardandır. Oğuz Türklerinin yaşam tarzını, kültürünü bize anlatan hikâyelerde dün ile bugünü kıyaslar, önemli dersler çıkarırız.
Dede Korkut hikâyeleriyle ilgi yazılarımız devam edecektir.
10.08.2018
Osman Baş

Yorum Ekle