CUMHURBAŞKANLIĞI DEVRİMİ

0

CUMHURBAŞKANLIĞI DEVRİMİ
Ömer CELEP
Seçeceğimiz 12. Cumhurbaşkanı ilk defa halkın temsilcileri tarafından, değil direkt kendisi tarafından seçilecek. Bunun bir ilk olması sanki bir devrim niteliğindedir. Bu seçimlerden yani kendi cumhurbaşkanını halkın direkt olarak kendisinin seçmesinden bile rahatsız olanların olduğunu görüyoruz. En son yapılan 2010, 12 Eylül anayasa oylamasında bazı siyasi partiler bu maddenin de içinde bulunduğu sivil anayasaya karşı çıkarak “HAYIR” kampanyası yapmışlar, halk ona rağmen yüzde elli sekizlik bir destekle kabul etmişti.
Cumhurbaşkanlığı seçimine devrim niteliği kazandıran olgu bu değil. Ona devrim niteliği kazandıran; muhalefetin ortak aday olarak birleştiği aday olan Ekmelettin İhsanoğlu’nun da tıpkı Ak-Parti adayı gibi mutaasııp bir aday oluşudur. Bu gösteriyor ki artık Türkiye’de cumhurbaşkanı da, başbakan da mutaassıp kesimden olacaktır. Sosyal demokrat Kimlikli CHP, milliyetçi kimlikli MHP kendi öz düşüncelerini bir tarafa bırakarak kendi düşünceleriyle çelişen bir düşünce yapısındaki birisine umut bağlamışsa artık Türkiye’de bir şeylerin değiştiği kesindir ve bu bir sessiz devrimdir.
Umarız bu kimlik yapıları siyasi partilerin yönetim kesimine de yansır ve ülke bu kadar gergin ortamda yaşamaya mahkumiyetten kurtulur.
İşin bir farklı boyutu daha var;
Muhalefetin ortak adayı olan kişi acaba nasıl bir seçim kampanyası sürdürecek? Eğer seçim kampanyalarına destek veren CHP ve MHP seçmenleriyle sürdürecekse nasıl bağımsız bir aday olacak? Yok eğer bunlardan ayrı ve bağımsız olarak sürdürecekse, meydanları kimlerle dolduracaklar bakacağız?
Kabul edelim… 12 Cumhurbaşkanımızın adı ne olursa olsun düşünce yapısı ve yaşantısı itibariyle dindar birisi olacağı kesin. Ülkeyi bu noktaya getirenleri kutluyoruz. Dileriz bu değişimden siyasi partilerimiz de nasibini alır.
Muhalefetin bir vurgusu daha var. Cumhurbaşkanı halkın tamamını kucaklayacak. Ama öyle bir cumhurbaşkanını makama kim taşıyacak?
Göreceğiz ve artık Türkiye Cumhuriyetinin başında dindar bir başbakan ve dindar bir cumhurbaşkanı olacak. Bizim önemsediğimiz yön burası diğer tarafları işin ayrıntıları…
Eeee… Allah neye kadir değil? Bir zamanlar baş örtüleriyle, sakallarıyla, kılık kıyafetleriyle alay ettiğimiz, horladığımız, “göbek kaşıyan” deyip aşağıladığımız, “aklı ermez” deyip küçümsediğimiz, “bunlar sadece sınır çizgilerinde mayın patlatmaya yarar” deyip (af) eşek yerine koyduğumuz insanları cumhurbaşkanı, başbakan yapmaktan başka seçenek bulamıyoruz.
Yapılacak bir şey daha var efendiler!
Bu gün “can simidi” olarak sarıldığımız insanlardan, geçmişte yaptığımız hakaretlerden dolayı dizlerimizi döverek özür dilemeliyiz. O insanlara karşı aldığımız tavır, onlara reva gördüğümüz hakaretlerin tümünü geri almalı yine söylüyoruz, o insanlardan dövüne dövüne özür dilemeliyiz.
Bu sütundan açıkça ve bütün aleme ilan ediyoruz, 12. cumhurbaşkanımız ister Ak-Parti’nin ister muhalefetin gösterdiği aday olsun ikisi de memnuniyetle kabulümüzdür.
Son bir nokta daha belirtelim. Böyle bir adayı muhalefet partileri kendi seçmenlerine nasıl kabul ettirirler, kendilerinin sorunu.
Ancak MHP liderinin “Ekmelettin” ismini “Ekmalettin”, CHP genel başkanının “İhsanoğlu” kelimesini “İslamoğlu” olarak telaffuz etmeleri, bize kendilerinin aday gösterdiği o adamı daha önceden tanımadıklarını, onun adaylığını birilerinin bastırdığı ya da dayattığı çağrışımı yaptırıyor. Bu noktanın esasında çok önemi yok ama okuyucularımızla paylaşalım düşüncesiyle hatırlatmada bulunduk.
Bu seçimin tek galibi yüce milletimiz ve mütedeyyin insanlar olacak. Bu durumdan son derece mutlu olacağız.
Hadi hayırlısı…

Yorum Ekle