BİR DÖNEMİN BULUŞMASI

0

 

Değerli Taşova Gazetesi okuyucuları. Uzun zamanadır köşemde yazmıyordum. Yazmak, yazdıklarımı paylaşmak ayrı bir duygu olsa gerek. Ayın 1’inde bir dönemi yaşamda çocuklukları ile, arkadaşlıkları ile, öğretmenleri ile, acısıyla, tatlısıyla, yaşamın bir dönemini paylaşanlar bir arada oldular. Duyup ta katılamayanlar mazeretlerini sunarak katılamayışlıkla ilgili üzüntülerini belirtenler. Hayati Ulukaya, Aydın Şimşek, Eyüp Kuru, Fatih Kuru, Mehmet uysal, Mustafa yol açan, Mustafa Temiz Almanya’dan İrfan Özsoy ve Şevket Torun’a duyarlı olduklarından dolayı teşekkür ederim.

 

O dönemin dostlukları sevgileri ve samimiyetleri hiçte tartışılmaz. Çünkü adam gibi insan olmanın paylaşımın dost ve sevginin ne olduğunu bilenlerin dönemi sanal dostluklar gibi değil. O dönemi yaşayanlar yataklarına uzandıklarında bir film şeridi gibi gözlerinin önünden kareler geçerken filmi durdururlar. O kare üzerinden anılarını paylaşırlar. İşte böyle bir dönemdi paylaştığımız dönem.

 

Muzaffer Özkan Kadir Tombuloğlu, Durmuş Arabacı’nın gözlerindeki heyecan canlı diri sevgi dolu anları kelimelerle ifade edilmez. Bu organizasyonu yapan Erdem Torun, Hasan Öztürk, Meryem Erdal, Zülfiye Kıymet’e de ayrıca teşekkür etmek gerekir. Bu yan yana gelişte birebir topluca doğduğumuz şehrin ilçenin sorunları ve yoğun göç olgusunun ilçenin küçülmesinin sebepleri artık böyle organizasyonların devamı katılımı fazlalaşması gibi konular tartışıldı. Bir dönemi paylaşanların yerelin sorunları yerel ve genel sorunların içselleşmesi Taşova’nın neden gittikçe küçülmesi gelişmesini engel gerekçeler nelerdir gibi değerlendirmeler yapıldı.

 

Yeşilırmak üzerine yapılan (HES) Hidroelektrik santraller suyun metalaşması, HES yapacak şirketin üç tane köye Çılkıdır, Gemibükü ve Mülkbükü‘ne her haneye 100’er TL’lik poşetler halinde gıda dağıtımı yapıldı. Bu poşetleri alanların karşılığını ne tür bedel niyet ve amaç taşıdığını poşet alanlarca sorulmadığını HES lerle ilgili yaşadığımız şehirlerde tepkilerin öne çıkması da yerel derneklerde dillendirilmesi HES’lerin yapılması halinde bu vadinin çölleşeceğini, bu vadide yaşamın biteceğini, Taşova adının ova hecesinin ortadan kalkacağının bilinmesi değerlendirildi. Ayrıca hükümet binasının önündeki ağaçların kesilmesinin gerekçeleri bütünüyle tartışıldı.

 

Tabi ki katılımcıların içinde biri daha vardı. Döneminin insanları evlenmişler, torunları olmuş o hale yaşama bağlı sevecen ve insanların dertleri kendisinin derdi imiş gibi dinleyen ödediği bedelinin kendi yaşamından neler götürdüğünü hiç düşünmeyen insan yaşamı boyunca da kendisi için hiç bir şey istemeyen ömrünün 21 yılını mahpus damlarında geçiren yiğit insan, seni belki kelimelerle ifade edememiş olabilirim. Kapitalizm deki bölüşüm ve paylaşımdaki adaletsizliğe karşı hale diri olan sevgili dostum bu yazı sana az bile.

 

Ayrıca böyle bir buluşmaya katılan Taşova Milli Eğitim Müdürü de vardı. Sade bir vatandaş ve de öğretmenliğin değerleri üzerine anlatımlarda bulunurken toplantının bir parçasıymış gibi sıcaklığı da ayrı bir izlenim bıraktı. Bürokrat davranıştan uzak duruşu ise tartışılmaz.

 

Tartışılanların yanı sıra edindiğim izlenim yorum anlamında değerlendirmelerim olmalı. Onun için bir dönemin sıkıntılarını, sorunlarını, çelişkilerini bu döneme taşırken biz neresindeyiz tartışılanların diye yorum hakkım var. Haklı ve haksızlıkların ortaya dökülmesi birilerinin doğru diye iddaa ettiklerinin yaşamla bağdaşmadığının görülmesi bir süreçtir. Bu sürecin doğruluğu da tarihin derinliklerinde anlaşılabilir olur diye düşünüyorum. Katılımcılar anlamında duygusal anlar yaşandı. Ama bence katılımcıların yaşamları ile ilgili yaşama bakışlarındaki esnek kendi yaşamlarından kaynaklı bakışların çelişkileri kendi iç bünyesinde barındıran barındırırken çözümselliği sistemin içinde arayan ağırlıklı yanı hissettim. O dönemi yaşayanların sistemin dokunulmazlık zırhına bürünürken 12 Eylül korku ve işkencelerinin paniği diye yorumladım. Ama bunu süreğen olmaktansa dönemsel bir algı orta sınıf gelenekselliği ile alakalı diye yorumladım. Değerlendirmelerime eleştirel yaklaşımlar olabilir. Buda insanın doğasında vardır. Yazımın bütünü dönemsellikten ziyade süreç doğrulukların kanıtıdır diye düşünüyorum. Elbette ki bir dönemin buluşmasında bu dönemi sorgularken fotoğrafların karelerinde bulunanlara bakarak değerlendirmek gerekir. Günah çıkarmak anlamında değil. Yeni anayasa yapma çalışmalarının içerisinde suyun ticarileştirilmesine doğal yaşamın korunmasına sübvansiyonların arttırılmasına yönelik tarımsal faaliyetlerin desteklenmesi de dâhil anayasal güvence altına alınmasına mutlaka ihtiyaç vardır. Bu niyetle demokratik bir anayasa olması dileğiyle…

Yorum Ekle