BIÇAKLANAN EĞİTİM ve SAĞLIK

0

 

 

 


19-20 Nisan 2012 tarihli gazetelerde yer alan iki haber, eğitim ve sağlık sistemimizin bıçaklandığını duyurdu.


 


İlk haber Gaziantep’ten geldi ve kalp damar cerrahisi uzmanı Doktor Ersin ARSLAN’ın 17 Nisan’da öldürüldüğünü bu haberden öğrendik. Daha önce ameliyat olan bir hastanın torunu 17 yaşındaki M.G., dedesi ölünce, doktor Ersun ARSLAN’ı (30) bu sonuçtan sorumlu tutarak, kalbinden bıçaklayıp, ölümüne neden olmuş.


 


İkinci haber: Kütahya Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi öğretmeni Hakan GÜLHAN (37), bir öğrencisi tarafından bıçaklanmış ve yoğun bakıma alınmış. Öğrenci 18 yaşında ve 12. sınıf öğrencisi.


 


Hepimizi kalbimizden yaralayan iki olay.


 


Sağlık sistemimizdeki “dönüşüm” ve eğitim sistemimizdeki “değişim” yeniden masaya yatırılmalı ve yanlışlardan vazgeçilmelidir. Uygulamalar, yeni sorunların çıkacağını göstermektedir.


 


Doktor Ersin ARSLAN için yapılan ve bütün yurtta sağlık emekçilerinin katıldığı gösteriler, yapılan açıklamalar olayın boyutunun daha büyük olduğunu gösteriyor. (Bu arada Van’da da bir milletvekilinin bir doktora saldırdığı haberini TV’de izledik. Bu da başka bir ayıp!)


 


Ülkemizde her türlü şiddet yaygınlaşıyor… Şiddet, öldüren boyuta yükseliyor. Yıllardır durdurulamayan terör sürüyor… Doktora şiddet, öğretmene şiddet, çocuğa şiddet, kadına şiddet, savunmasız olana şiddet… Güçlü olanın karşısında ise boyun eğme… Kapitalizmin doğasında taşıdığı kötülüklerden biri olan şiddet de piyasacı uygulamalarla yaygınlaşıyor. İşsizlik, eşitsizlik, adaletsizlik, tutsaklık; iş, eşitlik, adalet ve özgürlük arayan insanları şiddetiyle ele geçiriyor. 4+4+4 olarak gündemde olan eğitimdeki değişikliğin, TBMM’deki görüşmeleri sırasında yaşanan şiddet görüntülerini unutmayalım… Eğitim emekçilerinin Basın açıklamalarında karşılaştıkları şiddet görüntülerini unutmayalım… Türkiye’yi şiddet ele geçirdi. Bundan kurtulmalıyız. İnsanlara iş, eşitlik, adalet, özgürlük sağlanmalı, hoşgörü egemen olmalıdır.


 


Önce, koruyamadığımız kamu emekçilerinin can güvenliği sağlanmalı.


 


Türk Tabibler Birliğinin raporuna göre, Türkiye genelinde doktorlar son üç yılda yüz yedi olayda şiddete uğramış. Görevi başında yaklaşık doksan doktor dayak yemiş, altı doktor bıçaklanmış. Bunlardan iki saldırı ölümle sonuçlandı. Saldırılardan bazıları: 23 Ocak 2009’da Şanlıurfa; 8 Temmuz 2010 Bitlis-Adilcevaz; 25 Ağustos 2010 Şanlıurfa-Suruç; 25 Kasım 2011 İstanbul-Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi.


 


Yine aynı rapora göre: 2009’da yirmi üç olay, 2010’da yirmi yedi olay, 2011’de elli olay yaşandı. Bu saldırılarda doktor, hemşire, ebe, eczacı, teknisyen ve diğer sağlık görevlilerinin de zarar gördüğü belirtilmiş.


 


Tabip odası yetkilileri, artan şiddet olaylarının nedenlerini dört maddede özetledi:


 


1-  Hükümetin “sağlıkta dönüşüm programı” ile birlikte, sağlık sisteminde yaşanan problemlerin sorumlusunun hekim ve sağlık çalışanlarının olduğu yönündeki açıklamaları.


2- Yetkililerin Hekim ve Sağlık çalışanları ile ilgili saygısız, değer bilmez tutumu ile ölçüsüz dil kullanması. (Doktorlar “paragöz” denmişti.)


3- Hastanelerdeki güvenlik yetersizliği.


 


4-  Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olayları “kamu davası” kapsamına alınmalı. Cezai yaptırımlar artırılmalı, bu konuda bir yasa çıkarılmalı.


 


Kütahya’da saldırıya uğrayan Hakan GÜLHAN’ın durumu da eğitim emekçilerini ve eğitim sistemimizi yeniden düşündürmelidir bizlere. Sayın Milli Eğitim Bakanının bazı açıklamaları, öğretmenlerimizin saygınlığını zedeler niteliktedir. Sözgelimi “öğretmenler üç ay tatil yapıyor.” İlk önce bu bilgi yanlış. Hiçbir öğretmen üç ay tatil yapmıyor. 08-17 arası mesai, öğrenciler okuldan gittikten sonra öğretmenlere iş yaptırılması yönündeki açıklamalar, öğretmenlerin saygınlığını yaralamaktadır. Bu yanlış tutum düzeltilmelidir. (Elbette eğitimde bazı sorunlar vardır ve bunlar doğru belirlenip, çözülmelidir.)


 


Biri on yedi yaşında, biri on sekiz yaşında iki gencin, bu düzeyde şiddete yönelmesi de  ayrıca üzerinde durulması gereken bir sorun. Hiçbir gerekçe yapılanları haklı gösteremez. Doktorlar ve öğretmenler, gereken saygıyı görmelidir. Bu meslekler doğrudan insanlara yöneliktir. Özü sevgiye dayanır. Korkuyla yürütülemez bu meslekler. Toplum olarak sağlık ve eğitimde yaşanan sorunlara duyarlı olmalıyız. Eğitim ve sağlıktan parasız yararlanmak, en temel insan haklarındandır. Bu gerçek, bilinçli olarak benimsenmelidir. Bu iki alanın ticarete açılmasının tehlike boyutları iyi kavranmalıdır.


 


İnsanın en temel haklarından olan eğitim ve sağlık, ülkemizde bıçaklanmıştır. Bu yarayı iyileştirmek için çalışmak insanlık görevidir.


 


Hoş ve esen kalınız.

Yorum Ekle